Futbolu bıraktı Suriye’de savaşa gitti

İngiliz ve Rus medyasında elinde Kalaşnikof tüfek, yüzü maskeli bir IŞİD militanının videosu yayınlandı. İddiaya göre El Kaide’ye katılıp, Suriye’ye giden ve şu anda IŞİD örgütünün saflarında savaşan kişi bir dönem İngiltere Premier Lig’de Arsenalforması giymiş.

“AVRUPA’DA YAŞAM İSLAMİYETE AYKIRI”

Gerçek kimliği açıklanmayan ve kameraya açıklama yapan silahlı IŞİD üyesi, isminin Ebu İsa el Endulusi olduğunu belirtiyor, Suriye’deki yapılanmalarını anlatıyor, cennete girebilmek için cihat yaptığını söylüyor. Eskiden İngiltere’de futbolcu olduğunu söyleyen militan, Arsenal’da forma giydiğini ancak Avrupa’daki yaşam tarzının islamiyete uymadığı için bu yaşantıyı bir kenara bırakıp cihat yapmaya karar verdiğini ifade ediyor.

RONALDO’YLA AYNI TAKIMDA OYNAMIŞ

İrishmirror gazetesinde de manşet olan militanın, daha önce Arsenal’de futbol oynadığı baz kaynaklar tarafından doğrulanıyor. Hatta eski futbolcu şimdi Suriye’de IŞİD üyesi olan militanın Portekizli olduğu ve bir dönem Lisbon’da Cristiano Ronaldo ile birlikte futbol oynadığı da iddia ediliyor.

TRABELSİ DE SURİYE SAVAŞIYOR

Daha önce de Almanya’da Fortuna Duseldorf forması giyen eski futbolcu Nizar Trabelsi’nin de şu an Suriye’de El Kaide militanı olarak savaştığı biliniyor.

Kayıp uçağı arayan Çin gemisi yine sinyal buldu

Geçey ay 239 kişiyle kaybolan Malezya Havayolları uçağınının kara kutusunu arayan Çin gemisi bölgeden ikinci Kez sinyal aldığını duyurdu.

Arama çalışmalarını koordine eden Avustralyalı yetkililer, ikinci sinyalin, Hint Okyanusu’nun güneyinde, ilk sinyalden birkaç saat sonra aynı noktanın 2 kilometre kadar yakınında tespit edildiğini söylediler.

Yetkililer, bunun “önemli ve cesaret verici bir gelişme” olmasına rağmen, sinyallerin henüz kayıp uçağa ait olduğu konusunda bir kanıt olmadığına dikkat çektiler.

Alınan sinyalin saniyede 37.5kHz olduğu söyleniyor. Uçakların kara kutuları da aynı hertzde sinyal yayıyor.

Bir İngiliz gemisi sinyalin geldiği bölgeye seyrediyor. Geminin Pazartesi sabahı bölgede olması bekleniyor. Bir Avustralya uçağının da sinyalin geldiği noktada araştırma yapacağı belirtiliyor.

Kritik aşama

Kuala Lumpur-Pekin seferini yapan uçak 8 Mart’ta kaybolmuştu.

Kara kutudaki akustik sinyal göndericiler, 30 güne kadar sinyal yayabiliyor.

Henüz bunu doğrulayacak herhangi bir enkaz bulunmamasına rağmen, uçağın Hint Okyanusu’nun güneyinde düştüğüne inanılıyor.

Arama çalışmaları Avustralya’nın batısındaki Perth kentinden koordine ediliyor.

Perth’in 1700 kilometre açıklarındaki arama bölgesi 217 bin kilometrekarelik bir alanı kapsıyor.

Gemiler, kara kutu için 240 kilometrelik bir hattı tarıyor.

Arama yapılacak hattın, uydu verileri temel alınarak belirlendiği belirtiliyor.

Eski vekil esti gürledi: Twitter namert alanı

A Haber’de yayınlanan Birsu Eren’in moderatörlüğündeki ‘Aklın Yolu’nda ‘Twitter’daki erişim engelinin kaldırılması’ da programda tartışılan konular arasındaydı. Eski Milletvekili Mukadder Başeğmez’in Twittertepkisi programa damgasını vurdu.

“TWİTTER NAMERT ALANI”

Twitter, başıbozuk bir yer, namert alanı gibi bir şey. Eskiden taahhütlü mektup gönderilirken postacı kabul etmezdi, “Gönderen kim? Yaz kardeşim” derdi. Twitter’ın sanatla ilgisi var mı? Twitter kapatılırsa sanatkarların eli mi tutulmuş oluyor?

İlimle, demokrasiyle, ekonomiyle ilgisi var mı? Tamamen sokak arasında küfredip kaçan çocuklar gibi. Yazıyorlar, kaçıyorlar. Bunun adı ne? Sanı ne? Sözünün arkasında duracak kadar mert midir, cesur mudur? Hukuku, ahlakı yerli yerinde midir, yoksa gerçekten bir namert alanı, sövüp kaçan kalleş bir tip midir?

HEPİMİZ RUH HASTASI OLACAĞIZ

Gördüğüm kadarıyla ruh hastası olacağız hepimiz. İsteyen istediğine rahatça sövebiliyor. Twitter’ın olumlu hiçbir alanda kullanılacağını sanmıyorum. Fakat bizim milletimiz olgun, mayası temiz. Bu tür pisliklere bulaşmaz. Absorbe eder.

Japon turiste tecavüzü, çene kemiği çözdü

Muş karayolunda 2011 yılında Japon turist A.I.’ye yapılan cinsel saldırı olayı, savcının ısrarı sonucu 2 yıl aradan sonra aydınlatıldı.

Japon turistin ifadesinde şüphelinin çene yapısı nedeniyle ağzını kapatamadığını söylemesi üzerine araştırma yapan savcı, telefon sinyallerinden kimliği tespit ettiği şüpheli hakkında 12 yıl hapis cezası istemiyle dava açtı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2011 yılının Ramazan ayında müracaat eden 21 yaşındaki Japon turist A.I., Diyarbakır’dan Bitlis’e gitmek için bindiği minibüsün sürücüsü tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia etti. İfadesinde, Diyarbakır’da bir süre gezip minibüse bindiğini belirten A.I., “Minibüse binince araç sürücüsü hareket etti. Diyarbakır- Muş karayolunda aracı yan yolda park ederek, bulunduğum yere geldi. Direnmeme rağmen minibüsün arka tarafına çekti. Vücuduma dokunarak taciz etmeye başladı. Zorla elbisemi çıkarmaya başladı. Aşırı direnç gösterince bana tokat atıp, saçlarımdan tutarak cinsel istismarda bulundu. Daha sonra araca binerek bir süre yola devam etti. Sonra yol kenarında beni atarak gitti”dedi.

KAĞIDA ’İMDAT’ YAZARAK YARDIM İSTEDİ

Şüphelinin olay yerinden gitmesinden sonra bir kağıda ’İmdat’ yazarak yardım istediğini söyleyen Japon turisti A.I., yoldan geçen bir ilaç mümessili tarafından fark edilğini ve mümessilin İngilizce bilen bir arkadaşından telefonla yardım alarak, cinsel saldırı olayını öğrenerek kendisini otogara götürüp Van otobüsüne bindirdiğini söyledi. Van’a geldikten sonra savcılığa geldiğini belirten Japon turistin yapılan sağlık kontrolünde, sağ kalça, sağ uyluk ve dudaklarında yaralanmalar tespit edilince soruşturma başlatan savcı, önce dosyayı Muş Savcılığı’na gönderdi. Olayı incelen Muş savcısı da yetkisizlik kararı verip, dosyayı Diyarbakır’ın Lice Savcılığı’na gönderdi. Bu sırada dosya yetki uyuşmazlığı nedeniyle Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İnceleme yapan Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi, dosya hakkında Lice Cumhuriyet Savcılığı’nı yetkili kıldı.

ÇENE YAPISI YAKALATTI

İfadesinde şüphelinin eşgal bilgilerini veren A.I. “Olaydan sonra kendini İbrahim olarak tanıttı. Esmer, çene yapısı yüzünden ağzını tam kapatamayan biriydi” dedi. Savcılık, aracın plaka ve bilgilerini tespit ederek, şüpheli hakkında araştırmalara başladı. Mağdurun verdiği eşgal bilgilerini değerlendiren savcılık, terminalde çene yapısı nedeniyle ağzını tam kapatamayan sürücünün 19 yaşındaki İ.K. olduğunu tespit etti. İ.K., gözaltına alınırken, mağdurun ifadelerinde geçen çene yapısı ile ilgili fotoğrafları da çekilerek, dosyaya eklendi. Savcı, çekilen fotoğraflarda mağdurun tarif ettiği gibi şüphelinin çene yapısı nedeniyle ağzını tam kapatamadığı ve bunun belirgin bir özellik olduğunu belirtti. İfadesinde suçlamaları reddeden şüpheli İ.K., “Mağdurun bahsettiği kişi benim. Olay günü mağduru alıp yola çıktım. Yolda bir konu hakkında tartıştık. Bunun üzerine Diyarbakır’da indirdim. Sonra da kendisini hiç görmedim. Olay günü Muş’a hiç gitmedim”dedi.

KİMYASAL ANALİZ SONUÇSUZ KALDI

Şüpheli İ.K., ifadesinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, olay sırasında mağdurun üzerindeki tişört üzerinde meni lekesi olabileceği şüphesiyle kimyasal incelemeye gönderildi. Şüpheli’den alınan kan ve kıl örneklerinin, tişört ile yapılan moleküler genetik incelemesinde şüpheliye ait herhangi bir bulguya rastlanmadı.

Savcılık bunun üzerine mağdura yardım eden ilaç mümessilinin ifadesine başvurdu. Muş’a giderken mağdura rastladığını belirten ilaç mümesili M.Ş.Y., “Mağdur yol kenarında yardım istiyordu. Yanına yaklaşınca yabancı uyruklu biri olduğunu fark ettim. Yabancı dilde bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Kolunda morluklar vardı. Telefonla İngilizce bilen arkadaşımı aradım. Arkadaşım konuşunca mağdurun Van’a gitmek istediğini öğrendim. Muş’tan arabaya bindirerek Van’a gönderdim. Arkadaşım Van’da kendisine yardımcı oldu”dedi.

SAVCININ ISRARI OLAYI ÇÖZDÜ

Şüphelinin delillere rağmen suçu inkar etmesi üzerine savcı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan İ.K.’nin telefonun sinyallerinin kaydını istedi. TİB’in gönderdiği HTS kayıtlarında şüphelinin telefonunun olay günü sabah Diyarbakır ilçe otogarı, saat 13.10’da Lice İlçesi, 14.55’te ise Muş’ta bulunan baz istasyonundan sinyal verdiği tespit edildi. Telefon sinyallerinin de şüphelinin ifadelerini yalanlaması üzerine savcılık soruşturmayı tamamlayarak iddianame hazırladı.

Cumhuriyet Savcısı Ömer Yurdusev’in hazırladığı iddianamede, şüphelinin eyleminin nitelikli cinsel istismar olduğu belirtildi. Japon turistin haksız suç atımında bulunması için bir neden olmadığını belirten savcı, mahkemenin takdirini gerektiren yeterli şüphe oluştuğunu vurguladı. Şüphelinin olay günü Muş’a hiç gitmediğini söylemesine rağmen, telefon sinyallerinin bu iddiayı yalanladığını belirten Savcı, İ.K.’nin ’Nitelikli cinsel istismar’ suçundan 12 yıl hapisle cezalandırılmasını istedi.

Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, dosyasının mağdurun ifadesinin alınması için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla Japonya’ya gönderilmesine karar verildi. Mahkeme eksiklerin tamamlanması için duruşmayı erteledi.

Ev sahiplerinin moralini bozacak yasa geliyor

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, ‘kentsel rantlar’ın kamuyla paylaşılması için çalışma başlattıklarını ve buradan gelecek kaynağın yerel yönetimlere ya da merkeze aktarılabileceğini söyledi. Bakan Yılmaz, hükümet olarak önümüzdeki 5 yıl için yapılması gereken tüm reformları planladıklarını açıkladı.

Hükümet kentlerde evi veya arsası olan herkesi yakından ilgilendiren bir çalışmayı gündemine aldı. Hacer Boyacıoğlu’nun Hürriyet’te yer alan haberine göre, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Kentsel rantların daha fazla kamuyla paylaşılması için çalışma yapılıyor. Mesela bir eviniz var ve imar değişikliği nedeniyle değeri 100 bin TL’den 200 bin TL’ye çıktı. Bu artan değerin bir kısmı şeffaf kurallar çerçevesinde kamuyla paylaşılmalı. Bu hem kamu için yeni kaynak, hem de adil bir düzenleme olur” dedi.

Öncelik yatırım ortamı

Türkiye’nin reformlardan uzaklaştığı eleştirilerine yanıt veren Yılmaz, “Aslında biz 5 yıllık kalkınma planıyla önümüzdeki dönemin reform programını hazırladık. Türkiye reform gündemini şekillendirmiş nadir ülkelerden” dedi. Kısa vadedeki önceliklerini de açıklayan Yılmaz, “Kısa vadede de en fazla üzerinde durmamız gereken yatırım ortamını iyileştirmek. Yatırımcı için daha cazip ortam oluşturma, süreçleri kısaltma gibi konular” diye konuştu. Türkiye’nin son dönemde imajıyla ilgili sıkıntıların bir kısmının kasıtlı olduğunu savunan Yılmaz, “Bunlara en iyi yanıt reformlar. AB, demokrasi ve ekonomi alanındaki reformları sürdürmekte kararlıyız” dedi.

Yılmaz, kentsel rantlardaki artıştan kamunun daha çok pay alması için çalışmalar yürüttüklerini belirterek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu çalışmayı yaptığını kaydetti. Yılmaz, “Kentlerde imar değişikliği veya yapılan hizmetlerden dolayı bir gayrimenkulde oluşan değer artışının kamuyla daha çok paylaşılması için çalışmalar şu anda yapılıyor” dedi. Modelin detayları hakkında da bilgi veren Yılmaz, “Bazı kamusal kararlar veya yapılan bazı önemli hizmetlerden dolayı gayrimenkulde ciddi bir değer artışı gerçekleşiyor. Artan değerin bir kısmının şeffaf kurallar çerçevesinde kamuya, yerel yönetimlere veya merkezi yönetime aktarılması söz konusu olacak. Bu yeni bir şey, gelişmiş dünyada uygulanan bir yöntem. Bu hem kamunun finansman kaynakları anlamında yeni bir kaynak oluşturuyor, hem de adalet için önemli” dedi. 2014 için dış talebin büyümeye daha çok katkı yapacağını kaydeden Yılmaz, “Yukarı veya aşağı yönlü tahminlerimize bakarız. Biz gerçekçiyiz” dedi.

YİD projelerinde sıkıntı yok

Yap – işlet – devret modeliyle yapılan 3. havalimanı ve köprü gibi büyük projeler için bir finansman sıkıntısı olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Cevdet Yılmaz, dünyadaki likidite daralmasına karşılık projelerin kendi karlılığı ile bunları aşılabileceğini söyledi. Yılmaz, “Seçimlerden istikrar çıkması, yatırımları olumlu etkileyecek” dedi.

Şerefiye modeli çalışacak

Şerefiye, bayındırlık ve imar faaliyetlerinden dolayı değeri artan gayrimenkullerin sahiplerinden alınan bir tür harç niteliği taşıyor. Hükümetin gündemine aldığı çalışmayla, şerefiye sistemi belli kurallara bağlanarak ‘rant vergisi’ için de uygulanabilecek ve buradan sağlanacak kaynak diğer kamu hizmetlerinde kullanılacak.

İkinci bir sıçrama gerekiyor

Türkiye’nin ekonomide ikinci bir sıçrama yapması gerektiğinin altını çizen Yılmaz, “Bir sıçrama yapmıştık. Ama artık hedef 13 bin dolarlık kişi başına gelir eşiğini de aşıp, yüksek gelirli ülkeler kategorisine girmek. İkinci bir sıçrama yapmak gerekiyor. Son 10 yıldaki başarıyla rehavete kapılırsak, bunu yapamayız” saptamasında bulundu. Yapılması gerekenleri de sıralayan Yılmaz, “Daha iyi bir şehirleşme, konut kalitesinin artması, kent estetiğine daha çok değer vermek, ana eksenlerden biri bu. İnsanımıza daha fazla yatırım yapılmalıyız. Üçüncü boyutta ekonomi var. Daha nitelikli bir üretim yapısı kurmamız gerekiyor. Sadece adalet dağıtan bir adalet sistemi ve uluslararası işbirliğini artırma da diğer konularımız” dedi.

3 çocuk için yasa paketi yok

Doğurganlığın artırılması için bir teşvik paketi daha önce gündeme gelmişti. Bu konudaki çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, çalışan kadınların 2 çocuk sahibi olmak istediğini ancak 1 çocuğu olduğunu söyledi. Yılmaz, “Bir dönem çok sayıda çocuk sahibi olmak köylülük olarak görüldü. Şu ana kadar kurumlar, doğurganlığı artırmak için belli düzenlemeleri uygulamaya soktu onun dışında bir yasa paketi yok” bilgisini verdi.

CHP’li Muharrem İnce’den sert açıklama

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, “Ankara’da YSK’ya itiraz olduğu haldemazbata verilirken, Yalova’da YSK’ya itiraz var diye mazbata vermek için neden Pazartesi bekleniyor?” diye sorarken, “Seçim Kurulu kararını vermiş, hukukenmazbata alma hakkı doğmuş, Bekir Bozdağ mazbatanın verilmesini kim engelliyor? O mazbata buraya gelecek. Bekir Bozdağ Yalovalılarla birlikte beni Adliyenin önüne gönderme, mazbatayı gönder” dedi.

“MELİH GÖKÇEK’İN VEFA SALMAN’DAN FARKI NE?”

İnce, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Melih Gökçek’in Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’dan farkı ne?” diye sorarken, Yalova’da da Ankara’da da YSK’ya itirazın olduğuna dikkat çekti.

“BU ÇİFTE STANDARDIN HUKUKİ AÇIKLAMASINI YAPIN”

İtiraz olduğu gerekçesiyle Yalova’da mazbata verilmemesine sert tepki gösteren İnce, şunları kaydetti:

“Ankara’da YSK’ya itiraz olduğu halde mazbata verilirken, Yalova’da YSK’ya itiraz var diyemazbata vermek için neden Pazartesi bekleniyor? Seçim kurullarına baskı yapılıyor dediğimizde kızanlar, eleştirenler bu çifte standardın hukuki açıklamasını yapsınlar. Yalova’da mazbata için 2 gündür ne bekleniyor?

“BEKİR BOZDAĞ, SANA SORUYORUM CEVAP VER!”

Bekir Bozdağ sana soruyorum, cevap ver. İl Seçim Kurulu kararını vermiş, hukukenmazbata alma hakkı doğmuş, Bekir Bozdağ mazbatanın verilmesini kim engelliyor? Hakimleri-savcıları arıyorsunuz, müsteşarın aramasını doğal karşılıyorsunuz, Seçim kurullarını da mı aramaya başladınız? O mazbata buraya gelecek. Bekir Bozdağ Yalovalılarla birlikte beni Adliyenin önüne gönderme, mazbatayı gönder.

Levent Eriş’ten çarpıcı açıklama

Levent Eriş, ”Ben korkmuyorum,kaçmıyorum, kariyerim de, yaşamla ilgili beklentim de ne olursa olsun tek isteğim Adanaspor’un ligde kalmasıdır” dedi ve “Asla ve asla korkup kaçanlardan, gemiyi terk eden farelerden olmayacağım.Ben bu geminin denizin üstünde kalacağından eminim” ifadelerini kullandı..

ŞAMPİYONLUĞUMUZ ELİMİZDEN ALINDI
“Biz 2 senedir görev yaptığımız süre içerisinde Adanaspor’a güzel şeyler yaşattık. Biri final, biri play-off’un kapısından döndük. Bir gün olsun Adanaspor taraftarının başını öne eğdirmedik” diyen Levent Eriş, sözlerine şöyle devam etti:
“Neler yaşadığımızı ve o günlerde şampiyonluğumuzun elimizden nasıl alındığını herkes biliyor. Ama şu gün geldiğimiz noktada sıkıntılı günler geçiriyoruz. Futbolun doğasında bu var. Başarı da başarısızlık da futbolun içerisinde var. İlk devre iyi oyunculardan kurulu bir Adanaspor olmasına rağmen bir türlü istenilen performans ve istenilen puan baremi yakalanamadı. İkinci devre ise istenilen puanlar yakalanmaya ve son derece de iyi futbol ortaya konmaya başlandı.”

PUAN ARTIK ASLANIN MİDESİNDE
İkinci yarıda oynanan 10 maçı hemen hemen tüm Adanalı ve Adana dışından herkesin takdirini kazanmış bir futbol ortaya koyduklarını düşündüğünü dile getiren Eriş, “Öyle bir cenderenin içerisindeyiz ki çember sizi bir türlü yaşanan bu sıkıntının dışına itmiyor. Çemberin içerisinde kalıyorsunuz. Puan artık aslanın midesinde. Tüm takımlar küme düşmenin içerisinde ya da ilk iki iddiasının sürdüğü bir lig yaşıyoruz. Biz bu zor günleri aşarken en büyük güvencemiz olan taraftarımızı yanımızda olmasını arzu ederiz. En azından geçmişe dönük bir güvenin getirisi olması gerek. Nedir o? Yaşadıklarımız yaşatacaklarımızın teminatı olarak görülmeli” diye konuştu.

BIRAKIP KAÇMAK EN KOLAYI
“Biz maalesef Samsun maçından sonra özellikle kendi adıma büyük hakaretler işittik. Birkaç haftadır bu zaten süre gelen bir durumdu” diyen Levent Eriş, tüm kamuoyunun şunu bilmesini istediğni anlatarak, “Benim için şu anda bırakıp kaçmak en kolayı ama ben hem sayın Başkan Bayram Akgül’ü hem Adanaspor camiasının çok önemli insanlarının hem de Adanaspor’u gerçekten çok seven insanlara karşı olan saygımdan dolayı ve yaşadıklarımızı da göz önünde bulundurarak asla ve asla korkup kaçanlardan, gemiyi terk eden farelerden olmayacağım. Ben bu geminin denizin üstünde kalacağından eminim” ifadelerini kullandı.

SUÇLU ARAMIYORUZ
Kesinlikle en ufacık bir suçlu aramadıklarını, kimseye suçlu anlamında en ufacık bir söylemlerinin olmadığını ve bugün sıkıntılı günler geçirdiklerini ifade eden Levent Eriş” Birbirimize daha çok kenetlenmeye ve birbirimize ihtiyacımız olduğu bir dönem yaşıyoruz. Şunu da herkesin bilmesini istiyorum; biz bu girdaptan çıkacağız. Şu an itibariyle tehlikenin dışındayız. Puan olarak dışındayız. İçerdeki ve dışarıdaki maçlarımızı kazanabilecek kapasitemiz de var. Oyun olarak kötü oynamıyoruz, mücadele gücümüz son derece yüksek. Biz bunlara olan inancımızla bu ligde kalacağımıza yürekten inanıyor ve güveniyoruz” diye konuştu.

SEZON SONUNDA YANLIŞLARDAN DERS ÇIKARTILIR
Zorlu bir dönemden geçtiklerini ve bu nedenle de sağduyu çağrısı yapan Eriş, “Lütfen Adanaspor için herkes sağduyulu davransın. Sezon bittiğinde şapkamızı önümüze koyar ve hakikaten de nerede yanlış yapılmışsa oradan da ders çıkartırız. Ama şu gün itibariyle Adana’yı, Adanaspor’u seven herkesin birlik ve beraberlik içerisinde Adanaspor’un ligde kalmasını gerçekleştirmesi için büyük bir mücadele vermeliyiz. Hatta eli gövdeyi değil vücudu ortaya koymak lazım, taşın altına koymak gerekir. O yüzden ben o taşın altına vücudumu koydum. Asla da pes etmeyeceğim. Hala pes edecek bir durumda söz konusu değil. Şu an lig bitmiş olsa küme düşmüş bir takım değiliz. Ben yine de herkesi sağduyuya çağırıyorum. Lütfen içeride çok zor maçlarımız var. Biz bu maçların üstesinden geleceğiz. Adanaspor’u da layık olduğu yerde tamamlattıracağız “dedi.

BUGÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞIYORUZ
“Ben kariyerimi, ben ismimi tırnaklarıyla kazıyıp buralara gelmiş bir kardeşinizim. Ben yıllardır kimsenin desteğiyle bir yerlerde olmadım. 16 yıldır bu liglerde çalışan tek teknik adamım. 16 yılda sadece ve sadece bir sezon böyle bir tehlike yaşadım. Mersin’i çalıştırdığım dönemde ve o dönemi de bilerek yaşadım. Neydi bilerek yaşadıklarım? Mersin küme düşme hattında ve takım 7 puan gerideydi. Bugün Adanaspor’un bulunduğu konumdan herkes ama herkes ucundan da olsa suçlu kendini görebilir. Ama biz suçlu aramıyoruz. Biz sadece bugünü kurtarmaya çalışıyoruz. Bugünün mutlaka kurtarılması gerekiyor.”

KORKMUYORUM, KAÇMIYORUM
Son olarak bir kez daha neden görevine devam ettiğini açıklayan Levent Eriş, son noktayı şöyle koydu:

“Benim için kolayı kaçıp gitmekti. Kaçıp gidebilirdim de çünkü benim sezon başı dahil olmadığım bir takımdı. Dolayısıyla sonrasında bahaneler uydurup insanların en kolay yaptığı şeyi yapabilirdim. Benim kurmadığım, benim oluşturmadığım bir takım ve sorumluluğu almak istemiyorum der giderdim. Ama hem Bayram Akgül’ü inanılmaz sevdiğim hem saygı duyduğumdan ötürü hem de Adanaspor’da yaşadığım onca güzel şeylerden dolayı bu takımın en çok emek vereni ve yıllardır en fazla teknik adamlık sürecini geçirmiş adam olarak bu onuru ve gururu Adanaspor’umuzu süper lige çıkararak gerçekleştişrp bitirmek istedim. Maalesef bugün geldiğimiz noktada bir sıkıntı yaşıyoruz ve bunun üstesinden geleceğiz. Ben korkmuyorum, kaçmıyorum, kariyerim de ne olursa olsun, ne yaşamla ilgili beklentim olursa olsun Adanaspor’un ligde kalması tek arzum.”

Aziz Yıldırım takımı yolculadı

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım,Galatasaray derbisine teknik heyet ve futbolcuları tek tek elini sıkarak uğurladı.. 

Derbi maç öncesinde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde toplanan taraftarlar,tezahüratlar yaparak, takımın Türk Telekom Arena’ya gitmek için tesislerden ayrılmasını bekledi. 

Başkan Aziz Yıldırım, futbolcuları otobüse bindirirken tek tek ellerini sıktı ve uğurladı..

Fenerbahçe takımında korku dolu anlar

Galatasaray ile oynayacağı derbi mücadelesi için Türk Telekom Arena Stadı’na gelen Fenerbahçe kafilesine saldırı gerçekleşti. Sarı lacivertli kafile stada girerken Galatasaraylı taraftarlar otobüse yabancı madde attı.

Spor Toto Süper Lig’de Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak derbi öncesinde istenmeyen olaylar yaşandı.

Maçın oynanacağı Türk Telekom Arena Stadı’na gelen Fenerbahçe kafilesine saldırı gerçekleştirildi. Sarı lacivertlileri taşıyan otobüsün stada gelmesinden kısa bir süre önce güvenlik güçleri ile Galatasaraylı taraftarlar arasında gerginlik yaşandı.

Güvenlik güçleri Fenerbahçe kafilesinin geçeceği bölgedeki taraftarları uzaklaştırmak isterken olaylar yaşandı. Sarı lacivertli kafile stada girerken Galatasaraylı taraftarlar otobüse yabancı maddeler attı.

Galatasaray Fenerbahçe maçı izle

Galatasaray- Fenerbahçe maçı canlı izlemek için Lig TV aboneliği gerekmektedir. Galatasaray Fenerbahçe maçı internet üzerinden yasal olmamasına rağmen yayınlanmaktadır. Bu tür sitelerden maçı takip edenler için herhangi yasal bir müeyyide bulunmasa da ilgili web siteleri hakkında yasal işlemler uygulanabilmektedir.

Galatasaray- Fenerbahçe maçına saatler kaldı. Tüm Türkiye, dev derbi öncesi nefeslerini tutarken İstanbul’da da yoğun güvenlik önlemleri alındı.

İSTANBUL’DA YOĞUN DERBİ TRAFİĞİ

Galatasaray- Fenerbahçe maçı öncesi İstanbul’da da yoğun trafik yaşanıyor. Özellikle Avrupa yönünde yaşanan yoğun trafik nedeniyle, yoğun güvenlik önlemleri alındı. Stat çevresinde de yine büyük yoğunluk var.

FENERBAHÇE’YE DEV UĞURLAMA

Spor Toto Süper Lig’in 28. haftasında Galatasaray ile karşılaşacak lider Fenerbahçe’yi, sarı-lacivertli taraftarlar Türk Telekom Arena’ya coşkulu bir şekilde uğurladı.

Derbi maç öncesinde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde toplanan taraftarlar, tezahüratlar yaparak, takımın Türk Telekom Arena’ya gitmek için tesislerden ayrılmasını bekledi. Sarı-lacivertli kafile tesislerden ayrılırken meşaleler yakan taraftarlar, ellerindeki bayraklarla takımlarına sevgi gösterisinde bulundu. Taraftarlar, takımlarının tesislerden çıkışı sırasında şampiyonluk tezahüratları yaptı. Arabalarıyla konvoy oluşturan taraftarlar, Boğaziçi Köprüsü’ne kadar takım otobüsünü takip edecek.

galatasaray-fenerbahce-maci-derbi.jpg

Fenerbahçe kafilesi, saat 16.50′de tesislerden ayrıldı. Taraftarların ilgisi nedeniyle takım otobüsü, tesislerden çıkmakta zorluk yaşadı.

YILDIRIM’A YAKIN İLGİ

Kulüp başkanı Aziz Yıldırım, zorlu derbi maçı öncesi teknik heyet ve futbolculara yakın ilgi gösterdi.

Mücadeleyi stattan izleyecek yöneticileri uğurlayan Yıldırım, daha sonra futbolcuları Türk Telekom Arena’ya gönderdi.

Asbaşkan Mahmut Uslu ile birlikte takımın toplantısının bitmesini bekleyen Aziz Yıldırım, oyunculara tek tek başarılar diledi.

GALATASARAY GÖZ DOLDURDU

Spor Toto Süper Lig’deki derbide lider Fenerbahçe’yi ağırlamaya hazırlanan Galatasaray, bu sezon iç saha maçlarındaki performansıyla göz doldurdu.

Sarı-kırmızılılar, taraftar desteğini arkasına alarak bu sezonun genelinde olduğu gibi sahadan gülerek ayrılan taraf olmaya çalışacak.

“Cim Bom”, son 2 iç saha maçında 1 yenilgi ve 1 beraberlik alarak eleştirilerin hedefi olsa da, bu sezon taraftarı önünde yaptığı 13 lig maçının yalnızca 1′ini kaybedip, 10 galibiyet, 2 de beraberlik elde etti.

gs-fb-maci-canli-izle.jpg

9 MAÇLIK GALİBİYET
Teknik direktör Fatih Terim’le yolların ayrılması sonrası göreve getirilen İtalyan teknik adam Roberto Mancini, ligde yakaladığı 9 maçlık galibiyet serisiyle dikkati çekti.
Ligin 8. haftasında Kardemir Karabükspor galibiyetiyle başlayıp, 26. haftada 1-0′lık Kayserispor yenilgisiyle sonlanan 9 maçlık iç saha galibiyet serisi, Galatasaray’a rakiplerine ciddi üstünlük kurduğu bir dönem yaşattı.
Deplasman maçlarındaki başarısız performansının aksine iç sahada yalnızca 1 lig maçı yitiren sarı-kırmızılı ekip, Fenerbahçe derbisinde bu gücünü bir kez daha ortaya koymaya çalışacak.
3 KULVARDA 23 MAÇ
Galatasaray, bu sezon üç farklı kulvarda 23 iç saha maçı oynarken, genel performansı taraftarının yüzünü güldürdü.
Süper Lig’de yaptığı 13 iç saha maçında 10 galibiyet, 2 beraberlik, 1 yenilgi, Şampiyonlar Ligi’ndeki 4 iç saha maçında 2 galibiyet, 1 beraberlik, 1 yenilgi, Türkiye Kupası’ndaki 6 iç saha maçında ise 3 galibiyet ile 3 beraberlik alan sarı-kırmızılı takım, toplamda 15 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 yenilgi elde etti.
JUVENTUS MAÇI ÖNEMLİ 
Galatasaray’ın bu sezon taraftarları karşısında kazandığı en önemli galibiyet, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Juventus’a karşı elde edildi.
İstanbul’daki kar yağışı nedeniyle 32. dakikasında skor 0-0′ken tatil edilen ve ertesi gün kaldığı yerden devam ettirilen müsabakayı Wesley Sneijder’in golüyle 1-0 kazanan “Cim Bom”, tarihinin en önemli zaferlerinden birine imza attı.
Elde ettiği galibiyetle Real Madrid’in ardından B Grubu’nu ikinci sırada tamamlayarak “Devler Ligi”nde son 16 takım arasına kalan Galatasaray, sezon başında Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun favorileri arasında gösterilen Juventus’u UEFA Avrupa Ligi’ne gönderdi.

İŞTE TARİHE GEÇEN GALİBİYET VE YENİLGİLER

Sarı-kırmızılılar, iç saha karşılaşmalarında bol gollü müsabakalar oynarken, lehine ve aleyhine farklı skorlarla karşılaştı.
Taraftarı karşısındaki en farklı galibiyetlerini ligde 6-0′lık skorla Bursaspor’u ve 6-1′lik skorla da Akhisar Belediyespor’u yenerek elde eden Galatasaray, en farklı yenilgisini ise Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid’e 6-1 mağlup olarak yaşadı.
Galatasaray’ın bu sezon yaşadığı 2 iç saha mağlubiyetinin ilkinde Fatih Terim, sonuncusunda ise Roberto Mancini takımın başında yer aldı.